Alfred Hitchcock’un 1948 yapımı Rope filmi..

Bu yazı Alfred Hitchcock’un 1948 yapımı Rope filmiyle ilgili seyir zevkini düşürebilecek bilgiler içermektedir.

https://barakafabrika.files.wordpress.com/2014/12/d5f5f-alfred_hitchcock_s_rope__1948_07_57.jpg

Leopold ve Loeb

Nathan Leopold Junior ve Richard Loeb 1924 senesinde University of Chicago’da öğrenim görmüş iki arkadaştır. Leopold ve Loeb kusursuz cinayeti işlemek için 1924 senesinde 14 yaşındaki Bobby Frank’i önce kaçırmışlar ve sonra öldürmüşler. Bu ikili kendilerini üstinsan olarak görüyorlardır.

Patrick Hamilton’un Leopold ve Loeb’un cinayetinden esinlenerek Rope’s End adlı tiyatro eserini yazdığı söyleniyor. Oyun ilk olarak 1929 senesinde Londra da sahnelenmiş. Oyunda Wyndham Brandon ve Charles Granillo adlı iki öğrenci entelektüel üstünlüklerinin göstergesi olarak sınıf arkadaşları Ronald Kentley’i öldürüp bir sandığa atıyorlar.

Alfred Hitchcock 1948 senesinde Hamilton’un tiyatro oyununu beyaz perdeye taşıyor. Ana karakterlerin isimlerini Brandon Shaw ve Phillip Morgan olarak değiştiriyor.

Katil ikili eski öğretmenleri Rupert Cadell’in öldürme sanatı ve üstinsanın ahlâka bağlı olmamaları gerektiğine dair görüşlerinden etkilenerek kusursuz cinayeti planlıyorlar. Katil ikili kurban olarak sınıf arkadaşları David Kentley’i seçerler. Film katil ikilinin altinsan olarak gördükleri David’i iple boğmalarıyla başlar. David’in cesedini salonun ortasındaki sandığa atarlar ve soğuk büfeyi sandığın üzerine koyarlar.

Brandon ve Phillip, öldürme sanatını hakkıyla yerine getirmek (!) ve entelektüel üstünlüklerinin tadını çıkarmak için aynı gün evde bir parti verirler. Partiye David dahil beş kişiyi davet ederler. Davet edilenlerin hepsinin David ile bir bağı vardır. Brandon gece boyunca yaptığı süpriz oyunlarla Phillip’i çileden çıkarır.

Brandon’un oyunları ve Phillip’in tedirginliği David’in partiye gelmemesiyle birleşince Rupert kuşkulanmaya başlar. Film, cesedin bulunması ve siren seslerinin gelmesiyle biter.

Bu filmin özelliklerinden biri film zamanı ile gerçek zamanın aynı akması. Hitchcock gerçek zamanı en iyi şekilde yakalamak için ~10 dakikalık long take’lerle çalışmıştır. Filmi izlerken – filmin en başındaki balkondan salona geçişi sağlamak için yapılan kesimi saymazsak – kesimsiz bir film izliyormuşuz ilizyonu oluşur. Hitchcock, bu ilizyonu sağlamak için makara değişikliklerini karakterlerin sırtında gerçekleştirmiş.

Brandon ve Phillip

Brandon ve Phillip, tiyatro oyununda eşcinsel karakterlerdi. Filmde ise bu yönde net bir bilgi olmamasıyla beraber Brandon’un Janet Walker’in (David’in sevgilisi) eski sevgililerinden biri olduğu bilgisi verilir.

Brandon, baskın bir karaktere sahip ve cinayetin liderliğini üstlenmektedir. Phillip ise edilgin bir karaktere sahip ve Brandon’un baskısı altındadır. Phillip, beraber işledikleri cinayetten sonra gittikçe Brandon’un üstünde kurduğu baskıdan kurtulur. Phillip aktifleştikce irrasyonel davranışlarda bulunmaya ve cümleler kurmaya başlar.

Katil ikiliden sadece Phillip arınma (katharsis) geçirir. Phillip’in arınmasının sebebi pişmanlık değil yakalanma korkusudur.

Rupert Cadell

Katharsis geçiren karakterlerden biri de Rupert Cadell’dir. Rupert, üstinsanın ahlâkın üstünde olduğu öğretisinin savunucusudur. Ayrıca öldürmenin sanat olduğu ve bu sanatı seçilmiş insanların icra edebileceğine dair fikirleri savunur.

Üstinsanların (olağanüstü insanların) altinsanlar (olağan insanları) üzerinde hakları olduğu düşüncesini bir diğer fiktif karakter olan Raskolnikov’tan tanıyoruz. Raskolnikov’a göre de üstinsanlar altinsanları yüksek amaçlar için kullanabilirler.

Raskolnikov’la Rupert arasındaki fark ise Rupert’in yalnızca teori yapıyor olmasıdır. Raskolnikov, önce sırf teori yapmış, ama -parasal sıkıntılardan dolayı- bir zaman sonra teoriyi pratiğe geçirmiştir. Raskolnikov’la Brandon’un arasındaki fark pratiğe geçme nedenleridir. Raskolnikov, pratiğe maddi zorluklardan dolayı geçiş yapar, ama Brandon’un geçiş nedeni cinayet işlemiş olmaktır.

”Nobody commits a murder just for the experiment of committing it. Nobody except us.”

Brandon Shaw, Rope

Rupert aykırı fikirleri üzerine öğrencileriyle saatlerce tartışmakta hiçbir mazur görmez. Fakat düşünce, her beyinde aynı işlevde değildir.

Rupert, eski öğrencilerinin fikirlerinden etkilenip pratiğe geçirmeye çalıştıklarını anlayınca arınır.

“Tonight you’ve made me ashamed of every concept I’ve ever had, of superior or inferior beings, but I thank you for that shame, because now I know that we’re each of us a separate human being, Brandon, with the right to live and work and think as individuals, but with an obligation to the society that we live in. […]“

Rupert Cadell, Rope

Film, düşüncelerin teorisi ve pratiği arasındaki boş alanı bir kez daha gözler önüne serer. Düşüncelerin pratiğe geçişi mümkün değilse teori beyin jimnastiğinden başka bir işe yaramaz. Rupert, Raskolnikov ve Brandon gibi ayrım yapan düşüncelere sahip olanlar ‘seçilmişliğin’ ölçütünü koymakta sıkıntı çekebilir.

Teori, ‘seçilmiş insan’ için açıklama ve kriterler getirmesi lazımdır. Yani kerameti kendinden menkul demek yetmez.

” […] By what right do you dare say that there’s a superior few to which you belong? By what right did you dare decide that that boy in there [he’s referencing the dead body of “David,” lying in a trunk in the middle of the room] was inferior and therefore could be killed?

Did you think you were God Brandon? Is that what you thought when you choked the life out of him? Is that what you thought when you served food from his grave! I don’t know what you thought or what you are, but I know what you’ve done—YOU’VE MURDERED! You’ve strangled the life of a fellow human being who could live and love as you never could… and never will again!”

Rupert Cadell, Rope

Advertisements