Hikayelerle İlgili Notlar II

İyi bir anlatı için iyi bir hikaye gerekir. Bir hikayede çoğunlukla bilindik dört karakter vardır. Bu dört karakter sırasıyla kahraman (protagonist), düşman (antagonist), yardımcı/öğretici karakter (mentor) ve maşuk karakteri.

Kahramanın bir ana hedefi (misal dünyayı kurtarmak) ve yan hedefleri olmalı (misal bir kadını kendine aşık etmek). Bu hedeflerine ulaşmasının önündeki en büyük engel düşman karakteri, ama kahramanın kendi özellikleri (misal kadınlarla konuşurken heyecanlanmak) de hedeflerine ulaşmasına engelleyebilir. Kahramanın hedefleri ile özelliklerinin çatışması heyecan doğurur (iç çatışma). Heyecanı artıran bir diğer faktör kahramanın hedeflerine ulaşmasındaki zorluk derecesi (misal yabani ejderhayı evcilleştirmek). Hedef her zaman ulaşılması gerekmez, ama ona ulaşmak için kat edilen yol önemlidir. Genelde hedefe giderken kahramanın özellikleri bir değişime uğrar (katharsis). Kahramanın değişmesi hedefine ulaşmasından daha önemlidir. Onun için kahramanın değişmesi için tam hedefine ulaşacakken uzaklaştırılabilinir (misal kibrinden kurtulması için şampiyonluğu kaybetmesi).

Düşman kahramanın hedefine ulaşmasını önündeki en büyük engel (dış çatışma). Düşmanın gücü ne kadar büyük ise kahramanın hedefine ulaşması o kadar zorlaşır (misal doğaüstü güçler). Yani düşmanın güçlülüğü hikayenin heyecanını artıran bir diğer faktör.

Düşman mutlaka kötü bir karakter olması gerekmez (misal şampiyonluk rakibi) ve doğal olarak kahraman da iyi bir karakter olması gerekmez (misal dünyayı kurtarmaya çalışan huysuz ihtiyar). Önemli olan okuyucunun hangisi ile özdeşleştiği ve okuyucunun özdeşleştiği (onun) kahramanıdır.

Öğretici/yardımcı karakter kahraman kadar büyük yer kaplamasa da önemli ve kuvvetli olması gereken bir karakter. Bu öğretici/yardımcı karakter hikayenin inanırlılığını artırır, ama ana görevi kahramana yardımcı olmak. Kahramana yardımcı olmasının değişik motifleri olabilir (misal ona aşık olması). Öğretici/yardımcı karakterin yardımı yalnızca fiili olması lazım değil (misal şampiyonluğa hazırlayan antreman). Öğretici/yardımcı karakter kahramanın hedefine ulaşması için olumsuz özelliklerini değiştirmesine de yardımcı olabilir (misal kendine güvenmemesi).

Maşuk karakteri kahramanın aşık olduğu karakterdir. Bu karakter kahramanın ana hedefi olabilir (misal maşukla evlenmek) yada olumsuz örneklerinden olabilir (misal maşuka olan aşkından dolayı yanlış kararlar vermek). Bu karakter hikayede büyük veya küçük yer kaplayabilir.

Bu dört görev için dört karakter gerekmez. Düşman bazı zamanlar öğretici/yardımcı maskesini takabilir (misal çatışma sırasında özelliklerinden kurtulması).

Advertisements

Hikaye İle İlgili Notlar I

Bir hikayeyi anlatmanın değişik biçimleri var. Biçimdeki farklılıklar, sadece hikayenin şeklini değiştirebileceği gibi içeriğinin kendisini de değiştirebilir. Gerçek bir hikayenin farklı anlatım şekilleri genelde anlatıcının yapısı ve hikayeye karşı olan bağı ile alakalı. Fakat hikayeyi bilerek yanlış anlatması ya yanılmasından dolayı olur ya da hikayenin gerçeğini gizlemeye çalışmasından.

Akira Kurusowa’nın 1950 yapımı Rashomon filminde bir cinayet dört farklı şekilde anlatılıyor. Bu dört anlatımdan biri öldürülen adama ait. Anlatımlar birbirleri ile çelişiyor, anlatımlarda üç tane değişik zanlı var. Gerçek anlatılan hikayelerden biri olabileceği gibi bütün anlatımlar yanlış da olabilir.

Çelişkili anlatımlar yapanlar bir çıkar elde etmiyorlar gibi gözüküyor. Yine de bilemeyeceğimiz veya anlamayacağım bir çıkar için. Bu çıkar gerçeği örtmek için ise yalandır, bir maskedir. Maskenin altındaki yüzü bilen ve hatırlatacak bilgi kırıntısı kalmazsa o maske dünyanın gerçeği olur. Hikayeler için de bu böyledir. Her hikayenin kendisine göre maske/yanlışı  ve yüzü/gerçeği vardır.

Jesus milyarlarca insana göre çarmıha gerildi. Hz. İsa Milyarlarca insana göre çarmıha gerilmedi. Milyarlarca insanın İsa’yı tanımıyor. Judas çarmıha gerildi. Judas hain. Judas kim?

Aktarımlar hikayelerle daha kolay oluyor. Bu olaylar için geçerli olduğu gibi öğretiler için de geçerli. Yasalarda yazan kanun maddeleri örnek vermeden gerekli uygulamayı bildiriyor. Bu metinleri anlatmak zor ve bundan dolayı uzun eğitim gerektiriyor. Fakat avukatlar maddeleri müvekkilerine bir hikayeyle anlatınca kişi kolayca anlıyor.

Hikayenin öğretmekteki gücünden dolayı bişeye benzemeyen hikayeler ortaya çıkabiliyor. Bu gücü kullanmak isteyen ama hikaye yazmak istemeyen insanlar vardır. Yazarlar bir hikayeden önce öğretmek istedikleri (mesaj) belirlerlerse sonra genelde kötü bir hikaye çıkar. Anlatılan her hikayeden bir mesaj çıkar. Anlatıcı hikayesinin mesajını bilmeyebilir ve mesajına katılmayabilir.

Bir hayatın ansiklopedik bilgileriyle bir insan ne kadar tanınabilir? Kişinin hayatındaki önemli tarihleri ve hayatının geçtiği yerleri bilmek kişiyi anlamakta yardımcı olur. Fakat bu bilgilerden yola çıkarak bir kişi tanınabilir mi? Sanmıyorum. Kişinin mutlu veya zor bir anında düşünceleri, hareketleri ve sözlerini bir hikayeyler öğrendiğimiz vakit daha iyi tanırız.

Hikaye anlatmak güzeldir.