Hakkında

”Die Welt ist alles, was der Fall ist.”

Dünyada var olan her durum gerçek. Durumlar birbirleriyle bağlantılı. Her gün, her dakika, her saniye yeni bağlantılar kuruluyor. Kurulan her bağlantı bilgi doğuruyor ve dünyayı karmaşıklaştırıyor.

Bağlantı çokluğu uzmanlaşma fetişizmine yol açıyor, tek resmin tamamını görmek zorlaşıyor. Bu karşmaşada dünyayı anlamak istiyorsak bölerek bakmak yerine bakmamak lazım. Bakmayı terk edenlerin en belirgin özelliklerine ilim yolu ile değil, bizzat tadarak, yaşayarak ve sıfatları değiştirerek ulaşılır.

(Her şeye) bakmak, kapsayıcılık polyhistory’de etkilidir: yazılan her şey ilgilerini çeker, onların teması res literaria‘dır.

Bakmayanlar ve polimatları eşdeğer tutmak olmaz. Christian Fürchtegott Gellert’in (1715-1769) Der Polyhistor şiirinde Charon bir polimata kendini şöyle tanıtır: Kendimden başka hiçbir şeyi incelemedim. / Kalbimden başka hiçbir şey, beni sıkça ayartan, / Derinliği keşfetmeyi denedim, / Kendi huzurumu ve başkalarının huzurunu bulmak için.

Modern bilimin gelişmesiyle, bilginin parçalara bölünmesiyle beraber polimatlar gittikçe azalmaya başladı. Geçen yüzyılda polyhistory zirvede olsaydı belki çekilen her şey de ilgi alanlarına girer ve sinema temalarına dahil olurdu.

Bu blogta yer alacak kayıtlar da bilgi çokluğuna yol açacak ve bağlantılar kuracak.

Niyet muhale benzer, bakmak ve bakmamak.. Akibet hayır olsun.

‘Polimat değilim ama üretiyorum’ diyenler iletişime geçsin ve bağlantılar ortaya çıksın.

”Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta ben, kıyı buçak kaçıran ben ruhumu, sanki ne anlıyorum?”

Advertisements